Efendi Hazretlerimiz Ve Davasına Kim Sahip Çıkacak (2)

Besmele, Hamdele, Salat Ve Selamdan Sonra Pek […]

Besmele, Hamdele, Salat Ve Selamdan Sonra

Pek muhterem Ali Kara Hocam.

Bu satırlar aracılığıyla sizi en kalbi muhabbetlerimizle selamlıyoruz.

Allah-u Teâlâ sizi Efendi Hazretlerimizin manevi mirası ile şereflendirsin, üzüleceğiniz şeylerden, her türlü kaza ve belalardan sizleri korusun. Âmin

Kıymetli Ali Kara Hocam, Allah-u Teâlâ sizi kâinatta azdan az kişiye nasip olan çok kıymetli bir makama koydu, Peygamber Efendimizin hakiki varisi olan Efendi Hazretlerimizin müridi, hocası ve onun davasının vazifelisi kıldı Elhamdülillah. Onun cemaatine, ihvanına ilim okutabilmeyi, insanların cehaletten kurtuluşuna vesile olacak ilim yolunu size nasip etti Elhamdülillah.
Bu vazife çok güzel, çok önemli bir vazife olmakla beraber, size, bize hepimize o denli sorumluluk ve mesuliyet yükleyen bir vazifedir. Siz Efendi Hazretlerinin ihvanısınız. Onun hocasısınız. Piyasada bol bulunur mürşitlerden herhangi birinin değil; Efendi Hazretleri’nin ihvanısınız. Yüzbinlerce hocadan herhangi bir hoca değil, Efendi Hazretlerinin hocasısınız.
Hocam son zamanlarda yaşadığımız birtakım hadiseler, camiamızın içinde bulunduğu sıkıntılı haller hepimizin oturup bir durum tespiti yapmamıza, tavsiye ve yapıcı ikazlarla birbirimizin terakkisine gayret etmemizi zorunlu hale getirilmiştir.
Peygamber aleyhisselatu vesselam Efendimizin Hadis-i Şerifi uyarınca hepimiz sorumluluk sahibi olan çobanlarız. Elimizin altındaki, başta çoluk çocuğumuzdan, talebelerimizden, hocalarımızdan, cemaatimizden ve ihvanımızdan sorumluyuz. Hepimiz, Peygamber aleyhisselatu vesselam efendimizin vazifesini yürüten Efendi Hazretlerimizin vazifelisiyiz. Efendi Hazretlerimizin hepimizin üzerinde sonsuz hakkı vardır. Hiç birimiz, bu konular beni ilgilendirmiyor ve beni bağlamıyor diyemeyiz.

Daha kendi kardeşleri arasında rabıta kuramamış, birlik ve beraberliği vahdet ve kardeşliği tesis edememiş kimseler, başkalarının kalpleri arasında, bu ümmetin fertleri arasında nasıl vahdet ve kardeşliği kurabilsinler?
Peki, sizler, bizler bu cemaatin birlik ve beraberliği, vahdet ve kardeşliği konusunda hangi birimiz kayda değer bir çalışma yaptık Hocam?
Herkesin bir şekilde kendi fikrini ya da fiilini başta Efendi Hazretlerimize ve cemaatine dayatmaya kalktığı ve kendini temize çıkarmak için uğraştığı bir zamanda bizler, yalnız Efendi Hazretlerinin muradına talip olmalı değil miydik Hocam?
Efendi Hazretleri önümüzde en büyük örnek ve mürşit olarak dururken, hala bunca yanlışlar bize yakışmıyor Hocam?
Bizim bu halimiz, Efendi Hazretlerimize layık değildir. Efendi Hazretleri bu muameleyi hak etmiyor Hocam… Cemaati de bu beceriksizlik ve kargaşayı hak etmiyor.

Düşmanlarımızı sevindiren ihtilaflarımız, tembellik ve gafletimiz bize artık yakışmıyor hocam…
Artık bizler, birilerinin Efendi Hazretleri anlayışının, birilerinin Efendi Hazretleri teslimiyetinin gerçekten Efendi Hazretlerimizin teslimiyet ve anlayışı ile aynı olmadığını anlamamız vakti  geldi de geçiyor bile Hocam. Ancak bunu siz, biz anlatmazsak; hakiki Efendi anlayışını, hakiki Efendi teslimiyetini bu millete kim anlatacak  Hocam?
Sizin, bizim bu vakitten sonra, bu yaş ve kemâlâtı elde ettikten sonra kalkıp da düşmanlarımızı sevindirecek ihtilaf ve kavgalarla uğraşanlara, Efendi Hazretlerimizi ve bu camiayı teslim ederek köşemize çekilmemiz bize yakışmıyor Hocam…
Hakiki Kaptanın gemisini yüzdüren değil, gemi su almaya başladığı zaman gemisini kurtaran adam, en makbul kaptan kabul edildiği şu zamanda, çilesini çekmediğimiz davanın Zaferini, bedelini ödemediğiniz savaşın galibiyetini beklemekle kendimizi avunduramayız. Yılgınlık, bezginlik ve umutsuzluk girdabında camiamız için bundan sonrasının öncesinden daha iyiye gittiğini maalesef kimse söyleyemiyor artık.
Bugün geldiğimiz bu vahim durumun sebebi; camiamızın önde gelen kesiminin, kendileri dışındaki herkesi ve her çalışmayı karalayıp kötülemekten ve engel olmaktan başka hizmet namına bir şey bilmemeleridir.

Ne oldu bize, neden böyle olduk, biz bu yolu böyle mi bulduk ki bu işi böyle tamamlamaya çalışıyoruz Hocam.
Sizin, bizim, hepimizin Efendi Hazretlerimizden başka, Efendimiz yok! Efendi Hazretlerinin ihvanından başka da bizim hassasiyetlerimizi anlayacak ihvanımız yok. Hepimizin bundan sonra Efendi Hazretlerine teslim olmaktan, Efendi Hazretlerimizin davasına sahip çıkmaktan başka çaremiz yok… O yüzden bundan sonra  Efendi  hazretlerinin yoluna engel olan, Efendi  Hazretlerinin erişimine, anlaşılmasına, anlatılmasına, Onun “Yaşayan Efendi” halinde hayatımızda tezahür etmesine engel olanlara kanmak, böyle kimselerin ağızlarının içine bakarak onların ifadelerine aldanma lüksümüz yok Hocam. Onları Efendi Hazretleri zannederek, onları Efendi yerine koyma keyfiyetimiz de yok Hocam.
Eskiden nasıl bir aşk, heyecan ve azim vardı hatırlıyorsunuz değil mi Hocam.
Herkes benim vesilemle bir kişi daha ders alsın, bir kişi daha cübbe- şalvar- çarşaf giysin, medreseye başlasın, benim vesilemle bir medrese daha açılsın, bir kişi daha benin vesilemle hidayet bulsun, rahmet peygamberinin rahmet varisi olan Efendi Hazretlerimizi görsün, bilsin ve tanısın diye nasıl bir heyecan ve aşk içinde koştururdu herkes.
Peki, ne oldu Hocam bize.
Yoksa hepimiz Ebrar’ın makamını aşıp kendisinde şevk ve heyecanı kalmadığını mukarrabinin makamına mı hep birlikte terfi ettik?
Sözlerimize şimdilik burada son verirken, Allah’u Teâlâ’dan bu camiada hepimizin en çok ihtiyaç duyduğu ve özlemini çektiğimiz konu olan birlik ve beraberlik, hakiki İhvan olmanın gereğini söylemden eyleme geçirebilmeyi, kardeşliği yaşayarak gösterebilmeyi Rabbimizden niyaz ediyoruz.

Sizi Allaha Emanet Ediyoruz

Fatih Medreseleri Yazı İşleri Kurulu