Bir devlet kuruluşunda maaşlı???

Bir devlet kuruluşunda maaşlı, sgk’lı çalışmaktayım ve ailem sosyal güvencelerimden faydalanabiliyor. Eşim ev hanımı, başka gelirimiz yok. Eşimi ve çocuklarımı Katılım bankalarından birinden bireysel emeklilik, isteğe bağlı emeklilik veya sağlık sigortalarından birini veya hepsini yaptırmamın sakıncası var mı?

 

Mehmet Talu Hocaefendi Cevaplıyor;

 

Çalışmayan bir kimsenin dışarıdan prim ödeyerek isteğe bağlı sigorta yaptırması caiz değildir. Çünkü sigortanın çalışma karşılığında olması gerekir.

Kişi bir işte çalışıyor fakat bu işi sigortasız ise, bu durumda dışarıdan prim ödeyerek isteğe bağlı sigorta yaptırabilir.

Sigortanın caiz olabilmesi için mutlaka çalışma ve emek karşılığında olması gerekir. Çalışmadan sigorta yaptırılması caiz değildir.

Ev hanımlığının iş olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Çünkü ev işleri kadının tabii işleridir.

İlla sigortaya ihtiyaç varsa, kadın gücünün yettiği bir işi yapmalıdır. Mesela örgü, nakış vb. işler gibi… Bu şekilde çalışıp dışarıdan prim ödemek yoluyla sigortalı olabilir.

Özel sağlık sigortası yaptırmak caiz değildir. Çünkü bu tür sigortalar, SSK gibi sosyal yardımlaşma esasına dayanmayıp kar amaçlı kurulan ticari sistemlerdir. Bu sistemde katılımcıların primlerinin meydana getirdiği fonlar, çoğunlukla faizli enstrümantallerde değerlendirilmekte ve ortaya çıkabilecek sağlık problemlerinde katılımcıya poliçesine göre ödeme yapılmaktadır.

Ayrıca temel olarak bu tür sigortaların dinen caiz olmamasının sebebi, meçhul akit niteliğinde olmasıdır. Burada satın alınan mal belli değildir, ödenecek miktar belli değildir.

Sigorta; sigortacının, bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (rizikonun) meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli bir takım hadiseler dolayısıyla bir para ödemeyi veya sair edalarda bulunmayı üstlendiği bir akittir.

Sigorta sözleşmesi ile sigortalı belli bir prim ödemeyi, mal vermeyi, sigortacı da buna karşılık olarak sözleşmede belirtilen bir kaza ve zararın meydana gelmesi halinde bunu telâfi etmeyi veya belli bir meblağı ödemeyi taahhüt etmektedir.

Dinimize göre bir aktin, sözleşmenin geçerli olabilmesi için: Akdin adalet üzere kurulmuş olması ve bâtıl yolla mal yeme şekli olmaması için akitte; ğarar, cehalet, faiz, kumar, hata, hile, zorlama ve fasit şartların bulunmamış olması gerekmektedir.

Özel sağlık sigortası, ticari sigorta türünün bir ürünüdür. Bu sigorta sisteminde, yardımlaşmadan çok ticaret/kâr gayesi bulunmaktadır. Sigortacı kaza, hastalık, yaralanma gibi durumlarda zararı telâfi etmeyi veya belli bir meblağı ödemeyi üstlenmekte, bunlar meydana gelmezse hiçbir ödeme yapmamakta, sigortalı taraf da periyodik olarak belli bir ödeme yapmayı (prim) üstlenmektedir.

Ticarî sigortada bazı belirsizlikler, bilinmeyen unsurlar bulunmakta, bu işlem kumar veya müşterek bahse benzemekte, faiz içermekte, en azından sigorta şirketleri faizle iç içedir. Ayrıca sigorta haksız tazmindir. Sigorta akdi, güvence gibi objektif olmayan bir şeyin satışıdır. Sigorta ve özellikle hayat sigortasında İslâm’ın tevekkül anlayışına aykırılık ve takdir-i ilâhîye meydan okuma vardır. Ticarî sigorta sistemi, İslâmî anlayış ve ahlâka da aykırıdır. İslâm’ın yasakladığı bu unsurları taşıyan sigortanın da haram olması gerekir.

Burada önemli olan sistemdir. Bu sistemi hangi kurumun sunduğu önemli değildir. Bu sebeple bu özelliklere sahip sistemi finans kurumlarının sunması, hükmü değiştirmez.

Selam Ve Dua ile