Bir Seneyi Daha Geride Bıraktık

Seneler akıp gidiyor bir sene daha geride […]

Seneler akıp gidiyor bir sene daha geride kaldı. 4 Kasım 2013 Pazartesi Günü Hicri Yılbaşı. Hicri 1435’e gireceğiz, inşallah.

Acısıyla tatlısıyla, bir sene daha geçti. Acılarımız için gözyaşı döktük, kimimiz gözyaşlarını içine kimimiz dışarı akıttı. Böyle bir hicri yılı daha geride bıraktık.

Muharrem ayına girerek yeni bir yıla başlamış olacağız, bir senenin muhasebesini yapmaya çalışalım, istiğfarda bulunmak günahlarımız için bu manevi günlerden istifade etmeliyiz. Bu vesileyle yılbaşı kavramı üzerinde duralım.

Hıristiyanların kutlamış olduğu yılbaşı, bugün küresel ölçekte bir etki alanına sahiptir. Buna Müslüman toplumlarda dâhil. Bir kısım Müslüman, kendini bu etki alanında görmeyebilir. Ancak etkilenmek, sadece fiili bir sürece dâhil olmak değildir. Etki, fiili olabildiği gibi zihni de olabilir. Yılbaşı kavramının zihin altında uyandırdığı ilk çağrışım, bunun en önemli göstergesidir. Dilerseniz zihni sürecin nasıl etkilendiğini görmek için mini bir anket yapalım:

 Soru 1: Yılbaşı kavramının bilinç altınızda uyandırdığı ilk çağrışım nedir?

Cevap: Ülkemiz Müslümanlarının vereceği cevaplar üç aşağı beş yukarı şunlar olacaktır:  Miladi yılbaşı, noel baba, çam ağacı, milli piyango, hindi, içki içmek, saatlerce televizyon izlemek, geç yatmak, sabahlara kadar eğlenmek, gece saat 12’yi beklemek,  eşi dostu arayıp “Mutlu Noeller!” demek. Nadirde olsa tüm bu çağrışımların ötesinde Hicri Yılbaşını anlayanlarda olabilir.

Bu soru karşısında istesek de istemesek de akla gelen ilk şeyler bu türden şeylerdir. Dünya ölçeğinde yapılan propaganda maalesef zihinsel sürecimizi bu şekilde etkilemektedir. Mevlam muhafaza etsin!

 Soru 2: Hicri kaçıncı yıldayız ve ya Hicri hangi aydayız? (Bu soruları yıl ortasında sorduğumuzu farz edelim)

Cevap: Yılı bilenler olabilir, fakat pek çok kişi hangi hicri ayda olduğumuzu maalesef söyleyemeyecektir.

 Soru 3: Hicri aylar nelerdir?

Cevap: Gündelik yaşantımızda kullandığımız yıl ve aylar yaşantımızı ve doğal olarak da zihinsel sürecimizi etkilediğinden, hicri ayları hususi bir gayret gösterip ezberlemediğimiz sürece bu soruda yanıtsız kalacaktır.

Kıymetli Müslümanlar,  ne kadar olumsuz propaganda yapılırsa yapılsın, İslami bir değer olan Hicri yılbaşımıza sahip çıkmalıyız. Sadece bir günlük mesele olarak değerlendirmemeliyiz. O güne has çeşitli organizasyonlar ve kutlamalar yapmalıyız. Her karşılaştığımız Müslüman kardeşlimizle tebrikleşerek, bunu yaygın hale getirmeliyiz. Ayrıca o günü, bir sevinç ve coşku vesile haline dönüştürme gayreti içinde olmalıyız. Bu tür çalışmalar, ehli küfre benzeme çabası olarak değerlendirilmemelidir. Bu tür düşünenlerin aksine bahsettiğimiz çalışmaları ve daha fazlasını İslami bir değerin, dünya ölçeğinde etki alanına sahip olması için mutlaka yapmalıyız.

 

SENE SONU OKUNACAK DUA

“Ey Allah! Senin razı olmayıp beni nehyettiğin şeylerden bu sene her ne yaptıysam, ben onları unuttum. Sen ise unuimadtm. Bana ceza vermeye kadirken mühlet verdin ve ben Sana karşı gelme cüreti göstermişken beni tevbeye davet ettin.

Ey Allah! Ben bütün bunlardan dolayı Senden mağfiret diliyorum. Beni bağışla!

Ey kerem sahibi! Ey celâl ve ikram sahibi! Senin razı olup bana sevap vaadettigin hangi amelleri bu sene işlediysem. Senden dilerim ki. onları kabul edesin ve Senden ümidimi kesmeyesin!

Ey kerem sahibi, kabul eyle! Efendimiz Muhammed’e ve âl-İ ashabına salât-ü selâm eyle!” derse, şeytan:

“Biz, bir sene yorulup bu günâhları İşletmek için zahmet çektik, o bir anda hepsini sildirdi!” deyip yüzüne toprak saçarak kaçar.” (AllâmeSafiri. NOzkefû i~mecâlis: 1/156. MâB’l-ayneyn, S’a’ıa’l-bidâyai. sh:!65>

 

 

SENE BAŞI OKUNACAK DUA

 

‘Bütün hamdler, âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir! Salât-ü selâm, Efendimiz Muhammed’in ve âl-i ashabının tamamının üzerine olsun!

Ey Allah! Sen Ebedî’sin, Kadîm’sin (başlangıcın ve sonun yoktur)! Hayy’sm, Kerîm’sin (hakikî hayat sahibi de, kerem sahibi de ancak Sensin)! Hannân’sm, Mennân’sın (son derece acıyan ve çokça lütuflarda bulunan Rabbimizsin)!

İşte bu yeni senedir! Ben bu sene Senden dilerim ki beni kovulmuş şeytandan ve onun dostlarından koruyasm, kötülüğü çokça emreden bu nefse karşı bana yardım edesin ve beni Sana yaklaştıran amellerle meşgul edesin.

Ey kerem sahibi! Ey celâl ve ikram sahibi! Ey acıyanların en merhametlisi! Rahmetinle kabul eyle!’

Allâh-u Te’âlâ, Efendimiz ve peygamberimiz Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)ç, âl-i ashabının ve Ehl-i Beyt’inin tamamına salât ve selâm eylesin!’ derse, şeytan:

‘Biz bu kişiden ümidi kestik!’ der ve Allah (Cette CelâlüM) ona, kendisini sene boyunca koruyacak İki melek görevlendirir.” (Allâme Safûrî, Nüzhetü’l-mecâlis: 1/156; Mâü’l-ayneyn, Na’tü’l-bidâyât, sh:165)

Şihâbüddîn es-Sühreverdî (Kuddise Sirruhûjdm nakledildiğine göre; bu duayı (sene başı duasını) âşûrâ günü üç kere okuyan o sene ölmekten emin olur. Zira eceli takdir edilen kişiye o gün bu duayı bu şekilde okumak nasip olmaz!

 

Yatsan