Dünya, Ahiretin Tarlasıdır

Hepimizce malum ki, son günlerde gündemi meşgul […]

Hepimizce malum ki, son günlerde gündemi meşgul eden; “21 Aralık tarihinde kıyametin kopacağı, İzmir’in Şirince köyünün hasar görmeyeceği, orada bulunanların ölmeyeceği, bütün bunlara delil olarak ise Maya takviminin son bulduğunu göstermektedirler.” 

Evvela insanoğlu şunu iyi bilmeli; “Her nefis (her canlı) ölümü tadacaktır.” Bu hüküm ayeti kerime ile sabittir. Diğer bir ayeti kerimede ise; “Ey Habibim! Kullarıma deki; Nereye kaçarsanız kaçın, ölüm sizi yakalayacaktır.” “Siz, sapasağlam kalelerde olsanız bile ölüm size ulaşır.” Yukarıda bahsettiğimiz ayeti kerimelerden anlaşılıyor ki, insanoğlu mutlaka ölümü tadacaktır, bundan kaçış yok, Allah’ın vaadi haktır, asla vaadinden dönmez.

Bizler bir Müslüman olarak, ümmeti Muhammed olarak, kaza ve kaderin Allah’tan geldiğine, kıyamet gününe iman ettik elhamdülillah, bunlar imanın şartıdır. Ölüm hak, kabir hak, sırat hak, mizan hak, mahşer hak, cennet ve cehennem hak olduğuna göre, bizlere düşen önümüzde bekleyen, karşılaşacağımız bu olaylara hazırlıklı olmamızdır.

Ayet ve hadislerde geçmeyen bu tür mesnetsiz haberlere inanmak, bizlere yakışmaz. Kıyametin kopacağı haktır, onun bir takım küçük ve büyük alametleri vardır. Bizler kıyametin kopacağını beklemeden, ölüm ve ötesindeki hayata ne gibi hazırlıklar yapıyoruz, bizim için lazım olan, daha önemli olan bu konudur.

Şu dünya hayatımızda bile bir haftalık tatile gideceğimiz zaman, kılık-kıyafet, gıda vs ihtiyaçlarımızı yaz-kış mevsimine göre ufak tefek aksesuarlara varana kadar karşılayacak şekilde hazırlıklar yapıyor, aman bir şeyimiz eksik kalmasın, aman bir şey unutmayalım diyerek günler öncesinden bir telaş, bir heyecan ile valizlerimizi hazırlamaktayız. Tabi ki beşer olarak bir takım ihtiyaçlarımız var ve bunları karşılamak, giderebilmek için çalışıyoruz. Bir yere gideceğimiz zamanda aksilikler olmasın diye didik didik inceliyor, inci boncuk toparlıyoruz.

Peki, üç-beş günlük dünya hayatında zevkü sefa için bu kadar hazırlık yapan bizler, asıl yaşanacak yer olan sınırsız ahiret hayatı için, ölüm ve ötesi için, kabir için, mizan için, sırat için, mahşer için, sorgu sual için, ne gibi hazırlıklar yapmaktayız?

“Dünya, ahiretin tarlasıdır” buyuruyor Efendimiz (s.a.v) tarlaya ne ekersen onu biçersin. “Cennet boş bir arazidir. Dünyada yaptıklarımızla cenneti hazırlıyoruz. Burada yaptıklarımız ve yapacaklarımız, yarın ahirette ya bize şefaatçi olacak, ya da bizden şikâyetçi olacaktır.”

İbadetlerimiz, namazlarımız, oruçlarımız, zekâtlarımız, haccımız yarın bize sunulacak. Anne-baba hakkı, evlat hakkı, komşu hakkı, kul hakkı bunlardan hep mesul olacağız. Haram ve helallerden sorulacağız? Haramlardan kaçıyor muyuz? Yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, kazandığımız hangi yoldan temin edilmiş? Bu ve bunun gibi soruları kendimize sormalı ölmeden önce kendimizi hesaba çekmeliyiz!

Kıyametin ne zaman kopacağı değil asıl önemli olan bizim ne hazırlık yaptığımızdır. Kıyamet kişinin kendi ölümüdür. Kişi öldü mü artık onun için kıyamet kopmuştur. Bütün sevdiklerini, malını, mülkünü, makam mevki her şeyini geride bırakıp sonsuz bir hayata, sonsuz bir yolculuğa başlamıştır. Bu sonsuz hayatta bize lazım olacak en önemli madde imandır. Bu ahir ve garip zaman da imanlarımızı muhafaza etmeli, ibadetlerle imanımızı taçlandırmalıyız.

Ölüm bize gelmeden kendimizi, evlatlarımızı ve sevdiklerimizi bu sonsuz yolculuğa hazırlayalım. Mevla Teâlâ cümlemizin hayatımızı, ölümümüzü kendi rızasına uygun eylesin.

 

102422122012

105022122012

102622122012

102922122012

Tags:
FM Özel Eğitim Kurumları