Efendi Hazretlerimizin Buyurdukları-2

1)   Çarşaf giymekle büyük yiğitlik yapıyorsunuz, milletin […]

1)   Çarşaf giymekle büyük yiğitlik yapıyorsunuz, milletin tesettüre heves etmesine sebep oluyorsunuz.

Kimse bu işi yapamaz ancak Cenabı Hak size nasip etti. Ölünceye kadar devam edelim, bunlar yüzümüzü ak edecek. Pantolonlar, bilmem neler giyenlere öldüklerinde “Sen kimin ümmetinden idin, bu halin nedir?” der, sitem ederler, iyice cehalet doldu ortalık.

2)      Çarşafınızı muhafaza edin, çarşaf giyenlere bütün meşayıh çok çok dua ediyor. Hanımlar birer pırlantadır, eşek pırlantadan anlamaz, o samandan anlar. Hanımın kıyafetini Müslümanlar bilir ama bir hanım kendi kıyafetini bilmeyip de eşek gibi olan erkeklerin arasına salarsa kendini, saman gibi onu yerler. Manto giyecekmiş, tepeden tırnağa uzunmuş, genişmiş miş miş miş miş. “Miş” leri bırakalım, nefse uymayalım, çarşaf giymek lazımdır. Allah’u Teala’nın Habibine ve O’nun hanımlarına benzemek lazımdır. Onun düşmanlarına zerre kadar dahi olsa benzememek lazımdır.

3)      Çarşafınızı iyi muhafaza edin. Birde baktın çarşafını iki parça etmiş, birde baktın çıkarmış, böyle böyle yoldan çıkılır. İşte çarşaf kesiyorlar ya (iki parça yapıyorlar) böyle yapmakla çarşafı öldürüyorlar, özelliğini yıpratıyorlar. Şunu yakinen bilin ki; bir çarşafı, bir sarığı bozmakla Çeçenistan’a gelen belayı bize de verebilir Cenab-ı hak. “Bizde bulursak bir koca, döneriz be hoca” diyorlar, yani çarşafı kabul eden zevce  bulursa giyecek, yoksa giymeyecek. Böyle bir şey olur mu ?

4) Kadınları açmakla onlara hürriyet veriyorlarmış. Yalan, alâ vezni çürük plan. Can vermeli çarşaftan vazgeçmemeli, ne güzel şeydir o.

5)   Bu çarşafı giyen hanımlar, bilseler onların sayesinde neler oluyor, yatarken de giyerler. Siz ki Allah (c.c.) için tesettürünüzü muhafaza ettiniz O da sizi muhafaza eder.

6)  Evinizde televizyon var ise sizde hayır bırakmaz, siler süpürür hayırlarınızı çünkü orada eşkıyalar konuşuyor. Kur’anı Kerimi sevmezler onlar, Allah’ın hasmıdır. Televizyon seyretmeyelim. Vaaz dahi olsa. Ben size doğrusunu söylüyorum, sözümü tutarsanız kazınırsınız.

7)  Bütün dünyayı dolaşsanız, insanları hep İngiliz ve Amerikalıların kıyafetinde görürsünüz , hocalar dahi o kıyafettedir. Bana  “Dünyayı  sana vereceğiz bir pantolon ceket giyip Yavuz Selim’den  İsmail ağa Camii’ne  kadar  git” deseler, vallahi billahi onları giymem. Bunları kendimi büyük tutarak demiyorum. İslam kıyafetinin kıymetini çok iyi bilelim. Hz. Rasulullah (s.a.v.)  buyurdu ki; “Kim bir kavme benzerse o da onlardandır.” Parmak kadar küçük de olsa onların şekillerinden üzerimizde bulunuyorsa (onları) sevdiğimiz anlaşılır.

8)  Muhterem üstadım Rumların, Ermenilerin şort giyen çocuklarını gördüğünde bu işe kızardı. Şimdi Müslüman’ın çocuklarına şort giydiriyorlar, yabancı dil yazılı kıyafetler giydiriyorlar. “Daha bu çocuktur zarar etmez”  diyorlar. Çocuksa gavura mı benzemesi lazım? Asıl çocuk sizsiniz. Akıllanmadan birde çocuk sahibi oldunuz. Akılsız ananın babanın çocuğu da akılsız olur. Gavurun çocuğu gavur gibi, Müslüman’ın çocuğu Müslüman gibi olur.

9)      Biz kör müyüz, sağır mıyız, nasıl Müslüman, nasıl hocayız? Giyiniş tarzımız, ayakkabılarımız, çoraplarımız hep onlara benziyor. Niçin benzesin? Ne kâr gördük onlardan? İplik kadar dahi olmasın kafirin modasından. Çarık giy demiyoruz, ayakkabı giy ama Müslümanca olsun. Bir ayakkabı ile, bir elbise ile aldanan insanın hiç değeri kalır mı?

 

alikarahoca.net