Efendi Hazretlerimizin Buyurdukları-4

1) Ahirette huzur-u İlahiyye’ye  çıkılacak, Mevla soracak […]

1) Ahirette huzur-u İlahiyye’ye  çıkılacak, Mevla soracak

“Ey kulum! Ne yaptın Kur’an-ı Kerimi duyurdun mu kullarıma?” Kul; “Ya Rabbi! Döverlerdi, söverlerdi, onun için demedim” Mevla buyuracak; “ Duymadın mı ben buyurdum -Allah (cc) seni korur-” (Maide süresi ayet 67) Ben böyle buyurmuşken sen bana güvenip neden tebliğini yapmadın.

2)      İlmi olup da okutmayan, evlerinde boş boş oturan hoca hanımlar “Keşke iki talebe olsa, okutsaydım da ahirete ev hanımı vasfında gelmeseydim” diyecek, bu yola hizmet etmediklerine çok pişman olacaklar.

3) Yüz dört kitabı karıştırsanız, ailenin nafakasını kadınlar kazanacak diye bir şey bulamasınız. Kadınların vazifesi kocasının namusunu muhafaza etmek, çocuklarını İslam üzere yetiştirmektir. Birde meşru surette İslam için (hocalık, talebe, vaaz vb.) çalışma yapabilirse o zaman Aliyyü-l a’lâ olur

4)  Silsileyi bilmek çok önemlidir. Silsilesini bilmeyen salik nasibini bilmeyen kişi gibidir. Zira kendi mürşidiyle beraber silsiledeki zatlar salik’in manevi babaları gibidir

5) Risale-i kutsiye’yi okuyunca anlayabiliyor muyuz, anlatabiliyor muyuz? Yalnız lügat manasını bilseniz de, aferin! Emek eden anlar, emek etmeyen anlamaz. “Her kim ederse emek, akıbet bulur yemek, etmezse emek, bulamazsın yemek.”

6) Allah’ın rızası üzere çok medreseler açılmalı ve bu milletin imdadına koşmalı, istikbal kazanacaklarmış, istikbal ne, biliyormusunuz? İstikbal mezardan sora başlar, dünyanın istikbali için çobanlık edersin, dilencilik edersin, merdiven silersin, yine de bir çare bulursun. Orada bunları yapamazsın, iste asıl istikbale çare düşünmek lazım

7) İnsan sohbetle yaşar, sohbetle tetikte durur, sohbetle mesafeler aşılır

8 ) Mektubat, Risale-i kutsiye, Nefahatül’üns, Reşehat… Bunlar bir insanın elinde ve evinde bulunmalıdır. Bunlar bizim meşayıhımızın eseridir. Diğer meşayıh’ların  kitapları da var ama, herkes  kendi meşrebinden içmelidir

9) İslami ilimlerde bir kelime bildik mi  Allah’a çok şükredelim, çünkü dünyaya bunun için geldik. Pasta, börek, baklava yemeye gelinmedi, köşk yapmaya gelinmedi, yapılır ama onun için gelinmedi. Rabbimizi bilmeye ve ona ibadet etmeye geldik.

10) Efendi babam (kuddise sırruhu); “Kadınların işi çok ağırdır” derdi, Hacı annenin çamaşır yıkadığı gün yemek istemezdi, peynir ekmek yerdi

11)  Talebe okutan kardeşlerim, talebelerinizin medreseleri sevmeleri, yetişmeleri iki şeye bağlıdır:

I. Okuttuğunuz dersi iyi anlatacaksınız.

II. Talebelerinizin başından hiç ayrılmayacaksınız.
alikarahoca.net