Kuran’da geçen tağut kelimesini açıklar mısınız? Tağut ne demektir?

Bismillahirrahmanirrahim   Tâğut kelimesi Arapça \”Teğa\” kökünden […]

Bismillahirrahmanirrahim

 

Tâğut kelimesi Arapça \”Teğa\” kökünden türetilmiş olup kelimenin mastarı olan “Tuğyan” Allah Teâlâ\’ya isyan etmek anlamına gelmektedir. Tağut, haddi aşan, Allah’ın hükümlerine sırt çeviren kişi, sistem ve organizasyonların tümünü ifade eder.

Tağut kimdir? Tağut, canlı veya cansız olabilir. Mal sevgisi, makam hırsı, düşünce ve ideoloji gibi soyut veya araba, ev gibi cansız olabileceği gibi, insan da insanlar da olabilir.

Her ne şekilde olursa olsun, insanlar tarafından konulmuş ve Allah (c.c)\’ın hükümlerine muhalefet eden hükümler tağut olarak isimlendirilirler.

Tağut, Allah Teala’ya karşı isyan etmekle beraber O\’nun kullarını kendisine kul edinmek gayretinde olandır. Bu ise şeytan, papaz, dinî veya siyasî lider veyahut da kral olabilir. Bu sebepten bir insanın hakiki mümin olabilmesi için tağutu reddetmesi gerekmektedir. Kuran-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

“O halde kim tâğutu reddedip Allah\’a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır.”1

“Allah, inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostları da tâğuttur, onları aydınlıktan alıp karanlığa götürürler. İşte bunlar cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalırlar.”2

“Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inandıklarını ileri sürenleri görmedin mi? Tâğut\’a inanmamaları kendilerine emrolunduğu halde, Tâğut\’un önünde muhakemeleşmek istiyorlar. Hâlbuki şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor.”3

“İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise tâğut (bâtıl davalar ve şeytan) yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın; şüphe yok ki şeytanın kurduğu düzen zayıftır.”4

“Andolsun ki biz, «Allah\’a kulluk edin ve tâğuttan sakının» diye (emretmeleri için) her ümmete bir peygamber gönderdik.”5

“Tâğut’a kulluk etmekten kaçınıp, Allah’a yönelenlere müjde vardır.”6

Görüldüğü üzere, tevhidin şartı Allah’tan başkalarını inkâr etmek değil, Allah\’tan başkalarından ilâhlık vasfını kaldırmak ve bu arada tağutları inkar etmek, yani onları hiç tanımamak, diğerlerinin de ilâhlık altındaki derecelerine göre haklarını tanımaktır. Çünkü hak Allah\’ındır.

Allah\’ın birliğine inanan bir mümin olmak için, Allah\’a imandan önce küfre tevbe etmek şarttır. Ve bu tevbenin şartı da tağutları asla tanımamaya kesin karar vermektir. Bu durumda, \”kim tağutu inkar eder de Allah\’a iman ederse…” ifadesi, “Allah\’tan başka hiçbir ilâh yoktur.” kelime-i tevhidinin bir tefsiri demektir. İşte böyle içi ve dışı ile iman eden mutlaka sağlam kulpa yapışmış olur.

Bir mü’min, tağutu, yani Allah Teâlâ\’nın emirleri ve yasakları ile çatışan nefsini, diğer şahısları, önderleri, ideolojileri ve ilkeleri red etmedikçe, hakimiyetin yalnız Allah\’a ve O\’nun düzeni olan İslâm nizamına ait olduğunu kabullenmedikçe imanın sembolü olan tevhid kulpuna yapışamaz.

dipnot

(1) Bakara suresi: 256
(2) Bakara suresi: 257
(3) Nisa suresi: 60
(4) Nisa suresi: 76
(5) Nahl suresi: 36
(6) Zümer suresi: 17

Selam Ve Dua ile