Masum Bayraktar Hoca Efendi’den Önemli Açıklamalar

Masum Bayraktar Hoca Efendi son zamanlarda yapılan […]

Masum Bayraktar Hoca Efendi son zamanlarda yapılan çalışmalarla alakalı sosyal medya da yapılan yorumları değerlendirdi.

BİZ ÇALIŞAN TARAFTAYIZ, ENGEL OLMA DURUMUNDA OLMADIK

Sultanımızın arzu etmiş olduğu şekilde Türkiye ve tüm Dünya’da Efendi Hazretlerimizin (k.s.) hayatının anlatma ve eğitimlerle alakalı mücadele ediyoruz. Bu mücadele karşısında karalamalar illa oluyor. Ama şükürler olsun ki biz her  zaman çalışan taraftayız, hiçbir zaman engel olma durumunda olmadık. Her yer de çalışanı takdir ve tebrik ettik. Her yer de bu çalışmaların mimarı olduk.

KARALAMALAR OLMASA TESİRİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMEYİZ

Çok büyük bir çalışma olan Efendi Hazretlerimizin (k.s.) tanıtım konferansları ile alakalı Türkiye’de il il çalışma başlattık. Tüm Dünya’nın Efendi Hazretlerimize (k.s.) ihtiyacı var. Büyük çalışma olduğu için hiç engeli olmadan, birileri ifade kullanmadan bu işin olması mümkün değildi. Zaten bu iş olmasa tesirli olmadığını düşünürüz.

Efendi Hazretlerimizin (k.s.) hayatına baktığımızda ne zaman bir çalışma olsa engelleme ön plana çıkıyor. Bu engellemeler kafirler tarafından olmuyor. Kafir ve münafık uşaklığı yapıp gaflete düşen, kandırılmış, ön yargılı Müslümanlar tarafından yapılabilir. biz engelleyen tarafında olmayalım da, engellenen tarafta olmaya razıyız.

Efendi Hazretlerimizin (k.s.) tanıtımında 18-19 yaşındaki genç öyle ifadeler kullanıyorlar ki insan zevk alıyor. Bizim olumlu ve çalışan tarafta olmamız lazım.

DAHA ÖNCE DİN DIŞI İNSANLAR ENGELLİYORDU, ŞİMDİ İSE…

Efendi Hazretlerimizin (k.s.) hayatını zevken yaşasak ve yaşatsak böyle olmazdı. Efendi Hazretlerimizin (k.s.) güzelliklerini anlatmayı engellemeye kalkarsak bu sıkıntılar bitmez. Daha önce bunları din dışı insanlar engelliyordu. Türkiye’de bugün Müslümanları özellikle camiamızı birbirine düşürme hususunda mücadele ediyorlar ve tesirli oluyorlar. Müslüman uyanmalıdır, kulak vermelidir. Yoksa bunların ifadelerine aldanıp kendi menfaati çerçevesinde Müslümanları birbirine düşürürse kendi halinden korkmalıdır.

EFENDİ HAZRETLERİMİZİN (K.S.) ÖLÇÜSÜNDE MASAYA OTURALIM

Efendi Hazretlerimizin (k.s.) idealleri doğrultusunda çalışma yapıyorsunuz. Peki yapılan karalamaların çözüm noktası nasıl olacak?

Çözüm çok kolay. Bu camia da birlik beraberlik, kardeşlik olsun, Efendi Hazretlerimizin (k.s.) yüzü gülsün diye ön yargıyı herkes bırakmalı. Kendine ait bir takım işleri kenara bırakacaksın. Birlik ve beraberlik Müslümana yakışır. Efendi Hazretlerimizin (k.s.) ölçüsünde masaya oturalım. Ama gerçekten çalışmalara ayak uydurmazsa o zaman ifşa edersin.

HOCA KARDEŞLERİMİZİ DÖVDÜLER

Biz senelerce gitmediğimiz bir hoca, yazmadığımız mektup kalmadı. Herkese müracaat ettik. Fitne, dedikodu, itişip kakışma bu camiaya yakışmıyor.

24 Mart 2015 Salı günü 12.00’da Kavacık da hoca kardeşimizi dövüyorlar, saldırıyorlar. O döven adama sorsan niye böyle yaptın. Diyeceği falanca hoca şöyle açıklama yaptı, filanca yer şöyle açıklama yaptı diyecek.

ACİZ ADAM KUCAKLAMAYI BİLMEZ

Efendi Hazretlerimizin (k.s.) ağzından çıkacak her şeye biz razıyız. Biz seneler önce de aynı şeyleri söyledik, ama yapamıyorlar. Sebebi acizliktir. Aciz adam kucaklamayı bilmez, iter.

Efendi Hazretlerimizin (k.s.) alakalı yapacağımız konferans da gördük ki olumlu veya olumsuz çok tesirli oldu. Bir takım insanları rahatsız ettiyse konferansların çok başarılı geçeceği gözüyor.

Eğer kardeşlik olmazsa dışarıdan bize bakanlar gelmek yerine bizden kaçarlar.

BİZ EFENDİ HAZRETLERİMİZİN (K.S.) MEMURUYUZ

Biz Efendi Hazretlerimizin (k.s.) memuruyuz. Memur emredilen işi yapar. Efendi Hazretlerimiz (k.s.) 2005 yılında Abdullah hoca ve diğer arkadaşların yanında buyurdu ki; “Kulaklarını tıka, dilinin damağına yapıştır, kalbini Mevla’nın rızasından ayırma çalışmana devam et.” O Yüzden bizim işimiz çalışmak, mücadele etmek. Bütün camiaya öncü çalışmalar yapmaya devam edeceğiz.

Efendi Hazretlerimizin (k.s.) arzularını tüm Dünya’da göreceğiz, inşallah. Bunun dışında bir arzumuz yok. Tüm kardeşlerimize selam ederim.