Nikah ile Alakalı Meseleler

İLK GÖRÜŞME İslami usullere göre ilk görüşme, […]

İLK GÖRÜŞME

İslami usullere göre ilk görüşme, Peygamber Efendimizin diliyle; “Bir kadın dört şeyinden dolayı nikâhlanır. Zenginliği, Soyu, Güzelliği ve Dininden dolayı. Sen dini güzel olanı seç” buyuruyor. Nebi Zişan Peygamberimiz bizlere “dini güzel” olanla evlenilmesini tavsiyede bulunuyor.

Bu bakımdan ilk görüşmede aranması gereken hususlar; Bir baba, oğlunu evlendirecekse önce oğlunu karşısına alıp, niyetinin ciddi olup olmadığını anlamalı, oğluyla ciddi bir şekilde konuşmalı. Oğlunun ciddiyetini gören anne, oğluna uygun bir kız aramalı. Kız bulduktan sonra damat adayının annesi, kızı iyi bir şekilde tanıyıncaya kadar kızı ve ailesini araştırmalı. Araştırma neticesinde kız tarafını oğluna veya kendilerine uygun gördüyse bu aşamadan sonra kızın ailesiyle tanışmalı. Kızın ailesine niyetlerini anlatmalı. Ayın şekilde kız tarafının da araştırmalarını yaptıktan sonra kız tarafı da uygun gördüyse evlenecek çiftlerin ilk görüşmeleri sağlanır.

Görüşme günü geldiğinde damadın babası damat adayına, gelin adayının da annesi kıza vaaz ve nasihatte bulunur. Evlenecek çiftler temizlik ve tertiplerine son derece riayet etmeliler. Mümkünse açık tonda elbise giyerler. Görüşme odasının kapısı biraz açık tutulmalı. Birbirlerini rahatça görecek şekilde karşılıklı otururlar. Söze evvela damat başlamalı;

“Allah-u Teâla’ya hamd ve sena ederek Resulüne salât ve selam’dan sonra kendisini tanıtır ve hayatı hakkında malumat verir. Eşi olacak kişinin de nasıl olmasını istiyorsa onları söyler ve susar. Kızda aynı şekilde kendisini tanıtır ve kendi yaşantısı hakkında malumat verir. Oda istediklerini söyler ve bu şekilde görüşmeleri 15–20 dakika sürer.”

Bu görüşme kısa olmalı. Görüşme bittikten sonra damat adayı veya gelin adayı müsaade isteyerek odayı tek ederler.

SÖZ

            Evlilik adaylarının görüşüp olumlu olduktan sonra iki aile arasında bağları kuvvetlendirmek, evlenecek adaylara olayın ciddiyetinin anlaşılması, sevgi bağlarının kurulması için “söz” adında toplanılır ve yüzükler takılır. Bu uygulama genel olarak aileler arasında olur. Söz de olayın kolaylaştırılmasından bahsedilmeli ve mehir olayının da dillendirilmesi uygun olur. Mehri kız tarafı

söyler, damat tarafı miktarını dilerse kabul eder. Ortalama bir mehir “5 Reşat altın”dır.

NİŞAN

            Nişan; belirli bir kadınla evlenme isteğinin açıklanması ve bunu kadına veya ailesine bildirmesidir. Kızın veya ailenin bu bildiriyi kabul etmesi durumunda “nişan” gerçekleşmiş olur.

Günümüzde nişan olayı artık bir merasim şeklinde olmaktadır. Nişan da, kına da olduğu gibi aile bireyleri, eşler, dostlar davet edilir. Hoca Efendi, ayarladığı ayetler ve hadisler ışığında evlilikle alakalı sohbet eder. Nişan yüzükleri tekbirlerle takılarak ikram ile merasim noktalanmış olur.

Nişanlı olan kıza kimse talip olamaz. Dinende caiz değildir. Nişan evliliğe götüren bir yoldur, köprüdür. Bu hususta Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır; “Sizden biriniz kardeşinin satışı üzere satış yapmasın. Kardeşinin nişanı üzere nişan yapmasın.”

NİKAH’IN KIYILMASI

اَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ     بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رِبِّ الْعَالَمِينَ  وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى اَلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ

Nikah akdine geçmeden önce günahlarımızdan arınmak, temizlenmek için hep beraber istiğfar getiriyoruz. Üç defa:

 

 جَمِيعِ خَطَالَرِيمزدان اَسْتَغُفِرُ اللهْ  اَسْتَغْفِرُ اللهْ   اَسْتَغُفِرُ اللهْ  اَلْعَظِيمِ الَّذِى لاَ اِلَهَ اِلاَّ

هُوَ اَلْحَىَّ الْقَيُّومَ وَاَتُوبُ اِلَيْهِ

Günahlarımızdan arındık, temiz olduk Elhamdülillah! Hazır günahlarımızdan arınmışken birde imanımızı tazeleyelim inşallah.

 اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلَهَ اِلاَّ اللهُ وَاَشْهَدُ اََّن مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ   لاَ اِلَهَ اِلاَّ اللهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ

Dinimizce üç şeyin şakası gerçektir. Gerçeği de gerçektir. Bunlar; “İman, Talak ve Nikâh’tır.”

Mevla Teala Kur’anı Azimuşşan’da;

وَاَنْكِحُو اْلاَيَامَى مِنْكُمْ وَالصَّالِحِينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَاِمَائِكُمْ اِنْ يَكُونُو فُقَرَاءَ يُغْنِهُمُ اللهُ مِنْ فَضْلِهِ  وَاللهُ وَاسِعٌ عَلِمٌ

“Sizden olan bekârları, salih köle ve cariyelerinizi evlendirin. (Onlara yardımcı olun. Ellerinden tutun. Yollarını açın.) Eğer onlar fakir iseler, (korkmasınlar) Allah (c.c.) onları fazlı kereminden zenginleştirir. (Onların rızkına kefildir) Allah’ın rahmeti geniştir ve her şeyi bilicidir.”

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’de bir hadisi şerifinde:

اَلنِّكَاحُ  سُنَّتِى فَمَنْ رَغِبَ عَنْ سُنَّتِى فَلَيْسَ  مِنِّى

“Nikah benim sünnetimdir. (Yolumdur) Her kim benim sünnetimden (yolumdan) yüz çevirirse benden değildir. (Benim yolumda değildir.”) buyurmuştur. Mevla Teala kendisinden ve Efendimiz (s.a.v.)’den bizleri ayırmasın inşallah!

Cemaati Müslimin! Malumunuzdur ki, Nikâh’ın salih olmasının şartlarından bir tanesi de “Mehir”dir. Erkeğin vefat etmesinden sonra kadının, “4 ay, 10 gün iddet beklemesi” gerektiğinden veya erkeğin kadını boşaması halinde “3 hayız müddeti beklemesi” gerektiğinden dolayı, bu zaman zarfında kadının nafakasını sağlaması için kadına verilmesi, Allah (c.c.) tarafından erkeğe emredilmiştir. Bu Mehrin miktarı, cinsi, eşler tarafından tespit edilir.

Nikâh akdi şöyle yapılır: Hoca efendi cemaate dönerek, ellerin dizlerinin üzerinde olmasını tembihler. Ve ilk önce, Gelin hanıma Sorar; “Ahmet Kerimesi Fatıma hanım! Allah-u Teâla’nın emriyle, Resulüllah Efendimiz (s.a.v.)’in sünneti seniyyesiyle, İmam-ı Azam Efendimizin içtihadı ile 5 Reşat altını, bir “Mehri Müeccel” karşılığında, falan oğlu falan efendiye vardınız mı?” diye soracak.

Gelin hanımdan; “vardım cevabı alınır” ve başından bu soru 3 defa tekrarlanır ve cevabı alınır. Daha sonra damat efendiye hitaben sorar; “Allah-u Teâla’nın emriyle, Resulüllah Efendimiz (s.a.v.)’in sünneti seniyyesiyle, İmam-ı Azam efendimizin içtihadı ile Ahmet oğlu Hasan efendi, 5 Reşat altın bir “Mehri Müeccel” karşılığında Ahmet kerimesi Fatıma hanımı Aileliğe, zevceliğe ve helalliğe aldın kabul ettin mi?” Damat efendide; “aldım kabul ettim” der. Bu soru ta baştan 3 defa sorulur. Üçünde de aynı cevap alınır. Vekil var ise vekili bulunduğunuzun ifadesi kullanılır.

İmam Efendide şöyle der; “Biz dahi, Allah-U Teala’nın Emriyle, Resulüllah Efendimiz (s.a.v.)’in Sünneti Seniyyesiyle, İmamı Azam Efendimizin içtihadı ile şahitlerin huzurunda bu nikâhı Akdeyledim (kıydım)” der. Sonra aşır olarak Rum suresi 17’den 27. ayetlere kadar okunur.

                 تاريخ    

اَحْمَدْ كَرِيمَه سِى فَاطِمَهْ           مَحْمُودْ  اُوغْلِى حَسَنْ     ١٣/ ٧ / ٢٠٠٧

 

شَاهِدْلَرْ                                    مَهْر(٥) رَشَادْ آلْتِينْ

                     يُونُسْ وَ سَيْفُ الله ْ                                   مَهْرِ مُؤَجَّلْ         

NİKAH DUASI

Ya Rabbi! Huzurunda kıymış olduğumuz Nikâhı, hayırlı ve mübarek eyle. Evlenecek bu kardeşlerimize ömürlerinin sonuna kadar, sevgi, saygı, sabır ve muhabbetler ihsan eyle. Hayırlı evlatlar, hayırlı nesiller yetiştirmeyi onlara ve bizlere nasip eyle. Nesillerimizi dini mübini İslam’a hadim (hizmetçi) eyle. Helallerden merzuk eyleyip, haramlardan beri eyle. Rızan üzere yaşayıp, rızan üzere çene kapamayı cümlemize nasip eyle. Amin. “Vel hamdü lillahi Rabbil Âlemin.”

DÜĞÜN

Günün anlam ve önemiyle alakalı sohbet olmalıdır. İlk olarak nikâhın önemi anlatılmalı sonra ise huzurlu hayatın kaynağı ve huzursuz olma kaynağı beyan edilmelidir. Huzurlu hayata örnek olarak Nahl suresi 97. ayeti; “Erkek veya kadın mümin olarak kim, salih amel işlerse onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız ve mükâfatlarını elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz” ile Meryem suresinin 96. ayeti kerimeleri; “İman edip, salih amel işleyenlere gelince, onlar için çok merhametli olan Allah (c.c) gönüllerde bir sevgi yaratacaktır” anlatılabilir.

Huzursuz hayatın sebebini beyan olarak Taha suresinin 123. ayeti; “Kim bizim zikrimizden Kur’anımızdan yüz çevirirse, onlar için sıkıntılı bir hayat vardır.” Zuhruf süresinin 36. ve 37. ayetleri; “Kim Rahmanın zikrinden gafil olursa, yanından ayrılmayan bir şeytanı ona musallat ederiz. Şüphesiz bu şeytanlar, onları doğru yoldan saptırırlar, onlar kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.”

Genel beyanattan sonra erkeklere, özellikle damat efendiye bilgi verilmelidir. Bu hususta Nisa suresinin 34. ayetinin başı; “Erkekler kadınlarının yöneticisidir, yönlendiricisidir, koruyucusudur.” ile Tahrim suresinin 6. ayeti

kerimeleri; “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyunuz.” açıklanabilir. Birde kıssa anlatılması uygundur.

Sonra gelin hanıma ve hanımlara, “saliha hanım” nasıl olur diye bilgi verilir. Salih bir erkek, hanımına karşı iyi davranan, saliha bir kadın ise erkeğine karşı itaatli, çocuklarına karşı ise merhametli davranandır.

Çocuk yetiştirmeyle alakalı olarak Ahzab suresinin 66, 67 ve 68. ayeti kerimeleri; “Yüzleri ateşte evrilip çevrildiği gün: Eyvah bize! Keşke Allah’a itaat etseydik, Peygambere de itaat etseydik! derler. Ey Rabbimiz! Biz reislerimize ve büyüklerimize uydukta, onlar bizi yoldan saptırdılar. Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lanetle rahmetinden kov.” beyan edilebilir. Bu arada anne ve babanın güzel örnek olmaları vurgulanmalı. Bu tarzda yani ayet, hadis ışığında kıssadan hisselerle de vurgulayarak sohbet dua ile tamamlanabilir.