Zekeriyya (A.S)

Kur’an’da adı geçen peygamberlerden biridir. Soyu Davud […]

Kur’an’da adı geçen peygamberlerden biridir. Soyu Davud (a.s)’a dayanmaktadır. Kur’an’da anılan dualarından anlaşıldığına göre, soyu daha sonra Yakub (a.s)’a varmaktadır. Zekeriyya (a.s) İsrailoğullarının peygamberi olduğu gibi, aynı zamanda onların bilgini, reisi ve müşaviri yani danışmanı idi.

Onun hakkında çeşitli ayet ve hadisler vardır. Ebu Hureyre (r.a)’nin naklettiğine göre, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v); “Zekeriyya (a.s) marangoz idi” diyerek O’nun elinin emeği ile geçinen bir sanat ehli olduğunu haber vermiştir.

Zekeriyya (a.s)’nın hanımı, İsa (a.s)’nın annesi Hz. Meryem’in teyzesi İşa idi. Zekeriyya (a.s)’da, Hz. Meryem’e bakmakla meşgul oluyordu. O’na Beyti Makdis’te bir yer yapmıştı. O’nun odasına her girdiğinde, yanında kış mevsiminde yaz meyvesini ve yaz mevsiminde de kış meyvesini buluyordu. Zekeriyya (a.s);

– “Ey Meryem! Bu sana nereden geliyor?” diye sorunca Hz. Meryem;

– “Allah tarafındandır” diye cevap veriyordu.

Zekeriyya (a.s) Hz. Meryem’in yanında böyle yaz mevsiminde kış meyvesini ve kış mevsiminde de yaz meyvesini görünce, Hz. Meryem’e bu nimetleri veren, buna gücü yeten Yüce Allah, eşimin yaşı geldiği halde, bize hayırlı bir evlat verebilir şeklinde düşündü ve hayırlı bir evladı olması için Allah (c.c)’a şöyle dua etti; “Rabbim! Gerçekten kemiklerim zayıfladı, saçlarım ağardı, Rabbim! Sana yalvarmaktan dolayı herhangi bir şeyden mahrum kalmadım. Doğrusu, benden sonra yerime geçecek yakınlarımın iyi hareket etmeyeceklerinden korkuyorum. Karım da kısırdır. Katından bana bir oğul bağışla ki, bana ve Yakub oğullarına mirasçı olsun! Rabbim! O’nun, senin rızanı kazanmasını da sağla!” (Meryem,19/4,5,6) “Ya Rabbi! Bana kendi katından temiz bir soy bahşet!” (Ali İmran, 3/38) “Rabbim! Beni tek başıma bırakma! Sen varislerin en hayırlısısın.” (Enbiyâ, 21/89)

Gücü her şeye yeten Yüce Allah (c.c), Zekeriyya (a.s)’nın duasını kabul etti ve O’na bir erkek evlad vereceğini müjdeledi; “Ey Zekeriyya! Sana Yahya isminde bir oğlanı müjdeliyoruz. Bu adı daha önce kimseye vermemiş tik.” (Meryem, 19/7)

Mihrapta namaz kılmaya durduğu sırada, hemen melekler O’na şöyle seslendi; “Haberin olsun! Allah sana Yahya adlı çocuğu müjdeliyor. O, Allah’tan gelen bir kelimeyi (İsa’yı) tasdik edecek, milletinin efendisi olacak, nefsine hakim bulunacak ve salihlerden bir peygamber olacak tır.” (Ali İmran, 3/39)

Zekeriyya (a.s), Allah’ın verdiği bu müjdeye şaştı, hayret etti. Çünkü kendisi de hanımı da hayli yaşlı idiler. “Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?” (Meryem, 19/8) diyerek, bu ilginç müjde karşısında hayretini dile getirdi. Yüce Allah (c.c) O’na şöyle cevap verdi; “Rabbin böyle buyurdu. Çünkü bu bana kolaydır. Nitekim sen yokken, daha önce seni yaratmıştım.” (Meryem, 19/9)

Kur’an-ı Kerim’in başka bir yerinde bu durum şöyle haber verilmiştir; “Hz. Zekeriyya’nın duasını kabul edip kendisine Hz. Yahya’yı bahşetmiş, eşini de doğum yapacak hale getirmiştik. Doğrusu onlar iyi işlerde yarışıyorlar, korkarak ve umarak bize yalvarıyorlardı. Bize karşı gönülden saygı duyuyorlardı.” (Enbiya, 21/90)

Yüce Allah’ın bu güzel müjdesine son derece sevinen Zekeriyya (a.s); “Rabbim! Öyle ise bana bir alamet ver” dedi. (Meryem, 19/10) Allah-u Teala O’na şu cevabı verdi; “Alametin, üç gün, işaretten başka şekilde insanlarla konuşmamandır. Rabbini çok an, akşam sabah hamdet!” (Ali İmrân, 3/41)

Gün oldu, Zekeriyya (a.s)’nın nutku tutuldu. Mihrabdan çıktı ve milletine: “Sabah-akşam Allah’ı tesbih edin! diye işarette bulundu.” (Meryem, 19/11) Zamanı gelince, Zekeriyya (a.s)’nın oğlu Yahya (a.s) dünyaya geldi.

Yukarıda görüldüğü gibi, Zekeriyya (a.s) ile ilgili olarak zikredilen ayetlerin çoğu, dua mahiyetindedir. O, çok dua eden, Allah’ın emir ve yasaklarına riayet ederek tam bir teslimiyet içinde yaşayan Yüce bir peygamberdi. Allah (c.c); “Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas’a da yol göster miştik. Hepsi iyilerden idiler” (Enam, 6/85) diyerek O’nu şahit peygamberlerle birlikte anmıştır.

Zekeriyya (a.s) bu şekilde ömrünü ibadetle geçirdi. Daima insanları Yüce Allah’a inanmaya ve O’nun yolunda yürümeye çağırdı. Fakat azmış olan, küfre dalan ve önünü görmeyecek kadar gözü dönenler, O’nu şehid ettiler.